25 Aralık 2014 Perşembe

Mutluluk Kelebegi(m)



Biliyor musun Baba, 
kücükken arabada senin yaninda oturmak isterdim hep ama izin vermezlerdi.
Bende tam arkana otururdum, bir pencereden bakar, bir seni izlerdim.

Bir yaz günüydü, ben pencere kenarina oturmustum ya.
Saclarim kisacikti ya hani, sahi neden öyleydi?
Bir yere gitmistik, hatirliyor musun Baba?
Internet yoktu o zaman, sen gazetedeki ilandan bir Teyp almistin.
Onu almaya gitmistik.
Uzun bir yoldu ya hani baba, hatirladin mi?
Yine oraya gidelim baba, sadece sen ve ben.
Kimse olmasin orda, ne dertler ne sonradan hayatimiza giren insanlar.
Kimse gelmesin baba. Gidelim artik, cok kaldik burda.
Ben cok skldim burda baba, sen bilirsin beni. Bende senin gibiyim diyorsun ya.
O zaman sen anlarsin beni baba. 
Sadece sen anliyorsun ama...
Ama Baba bulundugumuz ortam müsade etmiyor degil mi?
Bir baba kizina sarilamaz mi?
Ben sana neden seni seviyorum diyemiyorum Baba?
Neden böyle egitildik ki sanki?
Günah mi bunlari sana söylemem yoksa ayip mi Baba?
Ben gittikten sonra bunlari okuyup üzülme,
ben sen yokken cok üzüldüm cünkü, cok agladim.

Korkuyorum Baba, cok korkuyorum.
Beynim, zihnim, aklim bana oyun oynuyorlar.
Bir gün seni, beni sevdigini, ve yasadiklarimizi unutmaktan korkuyorum.

Seni seviyorum Baba.
Miss Dreamer
Rabia :)