26 Ekim 2014 Pazar

Ben hep pencere kenarinda otururum*



Selamun Akeykum,

Ekim ayi yine bitmek üzere.
Bu gece saatler geri alindi.
Artik buraya pek fazla önem vermedigimi anladim.
Önem degil ama zaman.
Ne yazmaliyim bilmiyorum.
Sanki kendimi zorluyorum yazmak icin.
Blogun asil amaci bu degildi ama.

Hep yazdigim seyleri, yazmaya ihtiyacim oldugunda bazi seyleri,
kitaplara defterlere degil de buraya yazmak istedim.
Simdi bakiyorum ama hic birsey yazmak istemiyorum.
Yazacak birseyim yok daha dogrusu.

Belki de bana öyle geliyordur.
Bilmiyorum, ama belki (inshaAllah) düzelir.

Yaklasik bir aydan beri odamla mesgulüm.
Tapeten, boya badana, yeni yatak vs. vs.
Kitaplarim simdilik yatagin altinda, ki bu hic hosuma gitmiyor.
Bilgisayarimi pencerenin yanina aldim*, 
aslinda ben hep pencere kenarinda otururum (Ucakta, Arabada, Metroda...)
pencereden bakmayi seviyorum diye.
Ama simdide cok yakin oldugum icin uzaklara bakip düsünemiyorum.

Benim aklima birsey gelmeyince basimi sag tarafa cevirip, 
aklima birsey gelinceye kadar pencereden disari bakarim.
Yeni perde de alinmasi lazim, birde yeni calisma masasi,
masayi babamla beraber yapcaz, öyle karar verdik.

Baskaaaa, birkac kitap okuyorum her zamanki gibi.
Baskaaaaaa, yeni bir cay buldum uyku icin, onu icince acayip uyuyorum.
Benim uykum hafif ve her seye hemen uyaniyorum normalde.
Birde bugün baktim saatler geri alininca dogal olarak aksam namazida erken oluyor.
Saat 17 gibi, daha 6 gün borcum var ramazandan.
Onlari tutsam iyi olcak.

Hade bakalim :)

Miss Dreamer
Rabia :)